Değerli velimiz, Kanyon Okulları İlkokulu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi 2017-2018 öğretim yılı yarıyıl 1. Sınıf bülteni çocuklarımızın içinde bulundukları döneme özgü olarak “okuma, yazma, aritmetik ve sosyal becerilerini’’ geliştirmek ve daha sağlıklı bireyler yetiştirmek amacıyla siz velilerimize yönelik hazırlanmıştır.

Değerli veliler;

 1.sınıfta OKUMA;

Çocukların çoğu 1.sınıfa okumaya hazır olarak başlarlar. Ancak bu hemen okuyacağı anlamına gelmemektedir. Okumaya başlamak çocuktan çocuğa farklılık göstereceğinden performanstan çok ilerlemeye bakılmalıdır. 1. Dönemin sonu itibariyle çocuklarımız bütün sesleri öğrenmiş ve artık seri okumaya hazır olarak tatile girmektedirler. Eğer çocuğunuz okumada ilerleme kaydetmiyorsa hemen panik olmayın. Her çocuğun farklı yollarla, farklı metotlarla okuma öğrendiğini, bireysel farklılıkların önemli olduğunu unutmayın. Ayrıca okuma problemlerinin görsel, hafızayla ilgili problemlerden, düşük motivasyondan, başarısızlık korkusundan kaynaklanabiliyor olabileceğini göz önünde bulundurun. Böyle bir durumda mutlaka öğretmeniyle konuşun. Onun yaklaşımını ve beklentilerini öğrenin. Öğretmen sınıf içinde farklı stratejiler kullanmaya başlayabilir. Ayrıca sizde çocuğunuza sıkça kitap okuyarak, kitap okuma uğraşısını zevkle yerine getiren bir model oluşturun. Fakat hiçbir zaman zorlayıcı olmayın. Okumaya geçen çocuklarınıza bol bol tekerleme okutun. Çünkü çocuklar bu dönemde uzun yazılar okumaktan memnun olmazlar. Okudukları parçaların kısa, basit dilli ve büyük puntolu olması gerekmektedir. Resimli veya resimsiz hikayeler mutlaka çocuğa da anlattırılmalıdır ki ifade yetenekleri gelişebilsin.

1.sınıfta YAZMA;

Başlarda çizgi çalışmaları ve harflerin tekrar tekrar sıklıkla yazılması birçok çocuk için sıkıcı olabilmektedir. Kimi çocuk bu konuda istekli ve becerikliyken kimisi ise işini hemen bitirmek için verilen çizim/yazım kurallarına uymadan acele ile çizer/yazarlar. Yıl içinde çocuklar harflerle çalışmada, harflerin seslerinde, kelimelerde ilerleme kaydederler. Daha uzun ve daha tamamlanmış cümleler yazabilirler. Kimisi bu aşamaya daha çabuk bir sürede kimisi ise biraz daha geriden gelebilir ki bu normaldir. Tüm ses gruplarının bitmesini beklemeden öğrendiği seslerden oluşan notlar, mektup ya da duvarına asmak üzere yazılar yazdırmak yazıya olan ilgi ve beceriyi arttıracaktır. Ayrıca sevdiği hayvan, renkler, akraba –arkadaş isimleri,… gibi listeleme çalışmaları yazı yazmaya özendirici, eğlendirici ve yazıyı düzenlemeye yardımcı olabilir.

1.sınıfta ARTİMETİK;

Sayısal kavramlar öğrenilirken okuma yazma ile olduğundan daha az ve seyrek sorun yaşanır. Çocuğunuz bu alanda da kendi gelişim hızına göre bir ilerleme kaydedecek, zamanla olgunlaşacaktır. Sayısal kavramları kavrama yetersizliğine öfkelenmeniz, onun kavrayış gücünü ilerletmeyecek, hatta tersine bir süre sonra bazı sorunlara yol açacaktır. Basit toplama, çıkarma işlemlerini günlük hayatınıza aktararak oyunlar oynayabilirsiniz. Örneğin; kaç oyuncağı olduğunu belirleyip belli bir oyuncak sayısı daha eklendiğinde ya da eksildiğinde kaç oyuncağı olacağını, sınıflarına kaç tane daha arkadaş gelirse sınıfının 24 kişi olacağı, gibi sorular hem eğlenceli olup hem de sayısal beceriyi geliştirecektir.

1.sınıfta SOSYALLEŞME;

Çocukların sosyalleşme süreçlerinde en değerli yaşantılardan biri arkadaşlarıyla yaşadıkları sorunlardır. Paylaşılamayan bir oyuncak, sırasını kaptırma, yapılan bir şaka, söylenen bir söz… Çocukların sorun yaşaması için her şey bir bahane olabilir. Çocuklar arkadaşlarıyla tartışsalar da, arkadaşlıklarına kolay kolay son vermezler. Öyle ki, çoğu çocuk için en çok sorun yaşadığı kişi en iyi arkadaşıdır aynı zamanda. Bazı durumlarda arkadaşlarıyla yaşadığı tartışmanın ardından bir süre kırgınlık yaşayıp arkadaşına küsseler bile, kısa bir süre sonra barışıp kaldığı yerden devam ederler. Aşırı kaygılanan ebeveynler, çocuklarını korumak adına kontrolsüz tepkiler verebilmekte ve gelip geçici bir sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilmektedir. Bu tür sorunlar aslında bir öğrenme-öğretme fırsatıdır. Anne-babalar, kaygılarını kontrol altına alıp bu fırsatı kaçırmamalıdır.

Sorun yaşayan çocuğa karşı hangi tepkileri vermemelisiniz?

Arkadaşıyla yaşadığı sorunu anne-babasıyla konuşmak isteyen çocuklardan bazıları bu konuşmayı yaptıklarına pişman olabilmektedir. Çünkü karşısında, onu anlamaktan uzak, sorunun çözümüne destek vermek yerine kendisine tepki gösteren bir ebeveyn tutumu görünce, benzer durumlarda konuşmamayı tercih edecektir.

Öfkelenip çocuğa çıkışmayın: Zaten yaşadığı sorundan dolayı huzursuz olan çocuğa çıkıştığınızda, bu onun daha da huzursuz olmasına yol açacak ve sorunu çözme becerisi zayıflayacaktır.

Uzun ve karmaşık nasihatler vermeyin: Nasihat, çocuğun anlaşıldığı duygusunu hissetmesine engel olmaktadır. Duyguların yoğunlaştığı durumlarda ona akıllıca cümleler kurmanız çok da ilgi alanına girmeyecektir. Bizim zamanımızda, ben senin yaşındayken diye başlayan cümleler kurmayın. Bu tür cümleler, bir sorunun üstüne kurulduğunda son derece itici olmaktadır. Bu cümlenin alt mesajında gizil bir aşağılama vardır. Sonuçta, çocuğa “Sen beceriksizsin, yetersizsin.” mesajları gitmektedir. Doğaldır ki, bu alt mesajları almak kimsenin hoşuna gitmez.

Ne yapması gerektiğine ilişkin kestirme tavsiyelerde bulunmayın: Sorunlar karşısında birinin kısa yoldan önerilerde bulunması da çoğu zaman işe yaramaz. İşe yarayan öneriler olsa bile, bu, çocukta bağımlılığın gelişmesine katkı sağlar. Önemli olan, sorunu yaşayanın sorunla ilgili sorumluluğu üstüne alıp çözümü üzerine kafa yormasıdır. Eğer, gerçekçi bir çözüm düşünülemezse o zaman alternatif önerilerde bulunmak elbette anlamlı olacaktır.

 

-“Ne oldu anlatmak ister misin?” diye sorun ve onun sözünü kesmeden dinleyin.

- “Arkadaşın ne yaptı, nasıl davrandı?” diye sorun ve anlaşıldığını hissetmesini sağlayın.

- “Arkadaşının bu davranışı karşısında ne hissettin?” diye sorun ve iç görünün gelişmesini destekleyin.

 Anne-babalar da unutmamalıdır ki, iletişim kurmak sadece konuşmak değil, çocuğun anlaşıldığı duygusunu hissetmesini sağlamaktır.

BİRKAÇ ÖNERİ;

  • Çocuğunuzun ev ödevleri için kesin bir zaman belirleyin mutlaka sabit bir çalışma planınız olsun. Eve geldikten sonra ona serbest zaman tanıyın.
  • Zaten günün büyük çoğunluğunu okuma-yazma ile geçiren çocuğunuza baskıcı davranmak onu okuldan/ödevlerden soğutabilir.
  • Mutlaka mola verdirin.
  • Kesinlikle TV karşısında ödev yaptırmayın.
  • Ödevlerinde yardımcı/yönlendirici olun ama onun ödevini siz yapmayın. Eğer yapmıyor veya yapamıyorsa da öğretmeni bilgilendirin.
  • Ödevlerini bitirdiğinde kontrol edin ve onu övgü ile ödüllendirin.
  • Mümkün olduğunca silgi kullanmayın. Çocuğun kendi hatasını görmesi doğruyu daha çabuk kavraması için gereklidir.
  • Ödevler bittiğinde ertesi günün programına göre çantasını düzeltmesi konusunda onu motive edin. Kendinin hazırlamasına destek olun.

İYİ TATİLLER
KANYON KOLEJİ REHBERLİK BİRİMİ