Çocuklar okula başlamayla birlikte ev ortamından ayrılarak okul ortamına girerler. Onlardan sosyal ortak bir alanda yaşama becerilerini bu yeni ortamda göstermeleri ve uyum sağlamaları beklenir.

Çocuklar sosyal becerilerini ilk olarak aile ortamında kazanırlar. Diğer kişilerle iletişimi ve etkileşimi kolaylaştıran her beceri sosyal beceridir. Sosyal kuralların ve sosyal ilişkilerin oluşumu, bu öğelerin sözlü veya sözsüz olarak tanımlanması ve bu öğeleri öğrenilmesine sosyalleşme adı verilir.

Sosyal becerilerin gelişimi ve öğrenimi ilk olarak aile içinde başlayarak daha sonra sosyalleşme gerçekleştikçe çevreninde etkisi kazanımlar edinir. Sosyal becerileri bir kaç başlık altında toplayabiliriz;

1.İlişki Başlatma ve Sürdürme Becerileri: Dinleme, iltifat etme, yardım isteme, yardım etme, konuşmayı başlatmak ve devam ettirmek,soru sorma,izin isteme,teşekkür etme,özür dileme gibi.

2.Grupla Bir İşi Yürütme Becerileri: Grup çalışmalarına uyma, grupta sorumluluğunu yerine getirme, paylaşma, sorun çözebilme yetisi, alternatif çözüm bulma, gibi.

3. Duygulara Yönelik Beceriler: Duygularını ifade edebilme, karşındakinin duygularını kavrayabilme, duygularını ifade edebilme gibi.

4.Problem Çözme Becerileri: Problemi tanımlama, çözüme yönelik amaç belirleme, bilgi toplama, çözüme ulaşmak için doğru yöntem seçme(davranış ve doğru sözcükleri kullanma)

Sosyal becerinin gelişimi tamamlanamaz ise kişide sosyal fobi olarak adlandırılan ‘diğerleri’nin yanında bulunma, konuşma, yeme–içme gibi davranışların kişide anksiyete (endişe, canlılarca deneyimlenen kaygı, korku, gerilim, sıkıntı halidir. Nedeni belli olmayan tedirginlik hali olarak da açıklanabilir. ) yaratmaya başladığı gözlenebilir. Sosyal anksiyete de utanç ve utanma duygusu temel özelliklerindendir.