Felaketlerden korkma: Hayal gücü çok iyi çalışan okulöncesi çocuğu, pek çok olası olmayan korku yaşar. Örneğin, kaybolacağı, evin yanacağı, anne babasının öleceği ya da evi terk edeceği gibi konulardaki kaygı ve korku bazen çok yoğun yaşanabilir.

Yaralanmaktan korkma: Kendine ait bir bedeni ve kendiliği olduğunun farkına varan çocuk kendine olabilecekler hakkında kaygı duymaya başlar. Cinsel merak arttığı için cinsiyetler arasındaki farklılık keşfedilir ve bu konudaki kaygılar da artar. Kan ve acı, duydukları korkunun özünü oluşturur ve bu sebeple küçük yaralanmalardan bile çok korkarlar.

Kırık dökükten endişe duyma: Çocukların kendilerine ait yaralanma korkuları pek çok çocukta başka şeylere de yayılır. Herhangi bir şeyin kırılmasından çok rahatsız olurlar. Bazı çocuklar bu sebeple yap-boz oyunlarından hoşlanmazlar.

Yetişkinlerin kullandıkları bazı sözcüklerden korkma: Çocuklar yetişkinlerin kullandığı bazı mecaz ve soyut ifadeleri gerçek anlamında anlayamadıkları için korku duyarlar. Korkulu çocuk filmleri ve çocuk kurbanlar da dünyanın tehlikeli bir yer olduğu yolundaki düşüncelerini pekiştirir.

Farklı görünüşünüzden endişe duyma: Çocuk sizinle birlikte olduğunda kendini güvende hisseder. Sizin bedenen ve ruhen kendisi için hazır olduğunuzu bilme onu rahatlatır. Fakat özellikle anne babayı depresyonda veya incitilmiş görme onda yalnızlık hissi uyandırır. Aranızda bir engel olduğunu hissettikçe, size daha fazla asılır ve daha talepkar olur.

 Yeni yerlerden korkma: Genellikle çocuklarla ilişkiler aynı mekanlarda aynı işleri yaparak yaşanır. Bu nedenle çocuk sizinle birlikte olsa bile mekan değiştiği için çocuk mutlu olmayabilir ve eve dönmek isteyebilir. Tatile çıkma ve taşınma bu tür endişelere örnektir. Tatile giderken çocuğun valize eşyalarını koymasını, yanına birkaç oyuncağını almasını sağlayabilirsiniz. Yeni bir eve taşındığınızda ise çocuk için bir köşe hazırlayın ve mümkün olduğu kadar kısa sürede bir düzen kurun. Çocuk evin bilişsel haritasını oluşturuncaya kadar gece ışık yakabilir ve ilk gece çocukla birlikte yatabilirsiniz.

Çocuğunuzun korkularıyla alay etmeyin ve alay edilmesine izin vermeyin. Siz alay ettikçe o korkusunu gizleyecek ya da maskeleyerek korkusuz görünmeye çalışacaktır. Kendinde olan bitenle baş etmeyi öğrendikçe korkuları azalacaktır.               Ayrıca yaşantılarıyla, düştüğünde ölmediğini, anne babasının kaçmadığını, evi hırsızların basmadığını ve güvende olduğunu fark edecektir. Çocuğunuzun ev dışındaki hangi yaşantıların ve deneyimlerin üstesinden gelebileceğini kestirin ve onu, hayal kırıklığı yaratmayacak ve strese sokmayacak yaşantılar için cesaretlendirin. Çocuğu yeni deneyimler bir yarışa sokmayın. Bazen 3–4 yaşında bir çocuk hala annesine asılırken, 2 yaşındaki başkalarıyla birlikte bir şeyler yapabilir